Ocaklar Üzerine

Anadolu’da Alevi inancının temel tarihsel kurumu inanç-dede ocaklarıdır. Alevi inanç-dede ocakları, yüzyıllar ötesinden günümüze Anadolu’da Alevi inancının ana taşıyıcısı olmuştur. Alevi öğretisi, Alevi inanç-dede ocakları aracığı ile Anadolu’nun farklı bölgelerinde organize olmuştur. Gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar neticesinde Alevi inanç-dede ocaklarının Anadolu’daki örgütlenişlerini üç aşamalı bir süreçte tamamladıkları görülmüştür. İlk aşama, Hacı Bektaş Veli öncesi dönemdir. Belli Alevi inanç-dede ocakları, Anadolu’daki varlıklarını, Hacı Bektaş Veli öncesi döneme götürmektedir. Bu ocaklar ocak ulularının Anadolu’ya Hacı Bektaş Veli’den önce geldiğini ve Alevi inancı adına faaliyetler gerçekleştirdiğini savunmaktadır. İkinci dönem, Hacı Bektaş Veli’nin XIII. yüzyılda Anadolu’ya gelişi ile başlayan süreci içermektedir. Hacı Bektaş Veli, Anadolu’da Alevi inancının temel tarihi-karizmatik temsilcisidir. Anadolu Alevilerinin, Pir, Hünkar ve Serçeşme sıfatlarıyla andığı Hacı Bektaş Veli, Alevi inancının Anadolu’daki düşünsel-tarihsel ve inançsal teorisyenidir. Hacı Bektaş Veli, Pir-i Türkistan Hoca Ahmed Yesevi’nin geliştirdiği tasavvuf geleneğini Horasan’dan Anadolu’ya taşımıştır. Temelini Ehl-i beyt’te bulan, On iki İmamlarla sürdürülen, Horasan’da Hoca Ahmed Yesevi tarafından geliştirilen eren düşüncesi, Hacı Bektaş Veli ve Horasan erenleriyle Küçük Asya’ya ulaştırılmıştır. Horasan erenleri, Hacı Bektaş Veli tarafından Anadolu’nun farklı bölgelerinde öğreti adına görevlendirilmiştir. Erenler görevlendirildikleri yörelerde öncelikle ocaklar kurarak öğretiyi tüm Anadolu’ya yaymışlardır. Hacı Bektaş Veli’nin halifeleri, kurdukları ocaklar aracılığı ile Anadolu insanını, eren felsefesi ile tanıştırmıştır. Güvenç Abdal, Koluaçık Hacım Sultan, Seyyid Cemal Sultan, Sarı Saltık, Sarı İsmail, Karadonlu Can Baba ve Hızır Samit(Sultan Samut) gibi dervişlerin kurdukları ocaklar, Anadolu’nun farklı bölgelerinde yüzyıllar boyunca Alevi inancının ana öznesi olmuştur. Anadolu’da etkinliğe sahip onlarca Alevi inanç-dede ocağı bulunmaktadır. Bu ocakların da birçoğu Anadolu’daki örgütlenişlerinin temeline Hacı Bektaş Veli’yi almaktadır. Anadolu’da varlığını Erdebil-Safevi dergahı ile bağlantılı gören Alevi inanç-dede ocakları da bulunmaktadır. Bu ocaklar, Anadolu’da organize oluşlarını Şah Cüneyd, Şah Haydar ve Şah İsmail dönemlerinde düşünsel çıkışını yapan Erdebil dergahıyla irtibatlandırmaktadır. Bu grup ocaklar, Anadolu dışında Bulgaristan coğrafyasında da örgütlenmiştir. Erdebil ile tarihsel-inançsal bağ kuran ocakların büyük çoğunluğunun kurucu unsuru, XV. ve XVI. yüzyıllarda Anadolu’da Erdebil-Alevi-Kızılbaş hareketinin önderleridir. Bunlar içinde Pir Sultan Abdal ve Kul Himmet ocakları önceliklidir.

Şimdiye kadar sürdürülen bilimsel çalışmalar sonucunda Alevi inanç-dede ocaklarının el ele el Hakk’a şeklinde ifade edilen muhteşem ve orijinal bir sisteme sahip oldukları görülmüştür. Bu sistem, ocaklar arasında dengeli bir birliği içermektedir. Farklı bölgelerde etkinliğe sahip Alevi inanç-dede ocakları, yazılı olmayan, çatışma ve çelişki içermeyen, eşit bir yetki dağılımı sağlayan ve yetkin bir otokontrol oluşturan bu mekanizmayı yüzyıllar boyunca yaşatmıştır. Dedelik, taliplik gibi statüler, başta cem olmak üzere tüm inançsal pratikler ocak kurumu üzerine gelişmiştir. Bir yönüyle Anadolu’da Alevi inancının tarihi, ocaklar merkezli oluşmuştur.

Alevilik üzerine gerçekleştirilecek bilimsel-akademik çalışmaların merkezinde de Alevi inanç-dede ocakları bulunmaktadır. Alevi inancının Anadolu genelindeki etkinlik sahasını, Alevi inançlı topluluklar arasındaki inançsal-tarihsel irtibatları, dedelik-taliplik statülerinin uygulanışını ve Aleviliğe ait ritüelleri doğru şekilde anlamak ve tanımlamak ancak Alevi inanç-dede ocakları üzerine yapılacak çalışmalarla mümkün olacaktır.

Alevi İnanç-Dede Ocakları, ocak kurumunu, Alevilik inancının temeli olarak kabul etmektedir. Alevi inancı günümüze ocaklar çevresinde örgütlenen dede-talip topluluklarıyla ulaştırılmıştır. Ocakların müstakil profilleri ve karşılıklı olarak geliştirdikleri kurumsal-inançsal yapılanışları, uygarlık tarihinde benzer örneği bulunmayan özel bir örgütleniştir. Aleviler için bu son derece önemli bir birikimdir ve bir tarihsel mirastır. Korunması ve yaşatılması gereken büyük bir değerdir. Ocakların varlığı Anadolu toprağında Ehl-i beyt inancının, Hacı Bektaş Veli düşüncesinin ve eren felsefesinin öncelikli ispatıdır. Ocaklar, Anadolu’da adeta Alevi inancının tapusudur. Bu realite, kurum olarak bizim de varlık sebebimizdir. Alevi İnanç-Dede Ocakları olarak tüm çalışmalarımızda bu gerçeği temel almaktayız. Çünkü ocaklara karşı tarihsel, inançsal hepsinden de önemlisi vicdani sorumluluğumuz olduğunu düşünüyoruz. Alevi ocakları, Anadolu’da cinsiyet ayrımı yapmadan tüm insanları Hakk meclisinde buluşturdu. Bu meydanda zengin, fakir, yaşlı, genç tüm insanlar bir oldu. Bu muhabbette erenlerin lokması eşit şekilde bölüşüldü. Anadolu insanı, kendi diliyle ve kendi gerçeği ile tanıştı. Telli saz adı verilen bağlama, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Şah Hatayi gibi düşünce dünyamızın önemli isimlerini yetiştirdi. Ocaklar bizi biz yapan değerlerin temsilciliğini yaptı. Kurumumuz da ocaklar ile ilgili çalışmaları ana faaliyet alanı olarak görmektedir. Ocaklar hakkındaki kültürel, inançsal ve bilimsel çalışmaları önemsemektedir. Konu üzerine yapılan her olumlu ve samimi girişimi destekleyen birliğimiz önümüzdeki dönemde de çalışmalarını artırarak yol’a hizmete devam edecektir.

 

Asagidaki kutucuklardan paylasim yapabilirsiniz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>